BEYİN TÜMÖRLERİ

Bütün tümör tiplerinde olduğu gibi beyin tümörlerinin de bir kısmı kötü huyludur. Kötü huylu beyin tümörleri habis ya da beyin kanseri olarak da adlandırılır. İyi huylu beyin tümörleri ise benign ya da selim tümörlerdir; yani sadece cerrahi ile çoğu zaman kesin tedavisi mümkün olan kitlelerdir.

Yakın zamanda ortaya çıkan, ağrı kesiciyle geçmeyen şiddetli baş ağrısı, bulantı- kusma, el ve/veya kolda güçsüzlük- uyuşukluk, sara krizi (epilepsi), çift görme, yüz felci, kulak çınlaması, duymada azalma, dengesiz yürüme, ses kısıklığı, yutkunma güçlüğü bir beyin tümörünün habercisi olabilir.

Beyin tümörleri denince; beyin dokusundan (beyin kabuğu, beyincik, beyaz cevher, beyin sapı), beyni saran zarlardan, beyin boşluklarından, beynin hormon üreten bezlerinden kaynaklanan tümörler olabileceği gibi beyne sıçrayan (metastaz yapan) diğer organlardan kaynaklanan kanserler de akla gelmelidir. Beyin dokusundan kaynaklanan en sık tümör grubu gliom’lardır. Gliom tümör grubunu ise sıklık sırasıyla astrositomlar, oligodendrogliomlar, epandimom’lar oluşturur. Astrositomlar içinde habislik sırası 1. ila 4. derece arasında değişir ve glioblastoma multiforme (4. derece astrositom) en kötü huylu ve en hızlı büyüyen beyin kanseridir. Gliomların tedavisinde mikrocerrahi yöntemlerle yapılan beyin ameliyatı hala en önemli basamak olmakla birlikte ameliyat sonrası ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gereklidir. Gliomların kesin tedavisi ile ilgili moleküler araştırmalar devam etmektedir ve gliom aşı tedavileri halen deneme aşamasındadır. Beyin zarından kaynaklanan menenjiyomlar (meningioma), hormon bezinden kaynaklanan hipofiz adenomları genelde iyi huylu tümörlerdir ve sadece ameliyat edilip çıkartıldıklarında tedavileri mümkündür. Daha az sıklıkla görülen ve beyin boşluklarından (ventrikül) çıkan koroid pleksus papillomaları, kolloid kistler de yine iyi huylu beyin tümörleridir. Çocukluk çağı beyin tümörlerinin maalesef erişkinlere göre daha büyük bir kısmı habis tümörlerdir ve beyincikte görülme eğilimleri daha fazladır. Medülloblastom (medulloblastoma), epandimom’lar ve PNET en sık görülen habis tümörler olup cerrahi sonrası ışın ve/veya ilaç tedavisi gereklidir.

Cerrahi tedavi sırasında mikroskop ve mikrocerrahi aletler kullanılmakta; ameliyat sahası 40 kata kadar büyütülebilmekte böylece tümör dokusu tanınıp mümkünse normal dokulara zarar vermeden tamamının ya da önemli bir kısmının çıkarılması amaçlanmaktadır. Tümör dokusunun yerini belirlemede bilgisayar yazılımıyla kılavuzlama tekniği (nöronavigasyon) yöntemi kullanılmakta böylece derin yerleşimli ve kritik bölgelerdeki beyin tümörlerine de ulaşılması ve çıkarılmaları mümkün olmaktadır.